Hasan Angı'dan Konya Gazetesi'ne Net Cevaplar
Haber
01 Mayıs 2021 - Cumartesi 14:52
 
Hasan Angı'dan Konya Gazetesi'ne Net Cevaplar
Konya Gazetesi sormaya, sorgulamaya devam ediyor. Bu hafta soru’YORUM’ bölümünün konuğu, Konya Ak Parti İl Başkanı Hasan ANGI oldu. Angı kamuoyunun merak ettiği soruları içtenlikle cevaplarken, Türkiye ve Konya gündemini değerlendirdi. ABD’nin Ermeni soykırımını kabul etmesi üzerine, gerilen Türkiye ve gerginliği soykırıma destek vererek arttıran HDP. Ve birçok sorunun cevabını bu röportajda bulacaksınız.
KONYA Haberi
Hasan Angı'dan Konya Gazetesi'ne Net Cevaplar

Soru:Sayın Başkan sizce, son günlerde sıkça siyasi malzeme olan HDP’nin mecliste kendi parti adı ile yer alması sorunların mecliste masada çözülmesi çağrısı bir hatamıydı, Sizde biliyorsunuz HDP Ermeni soykırımı konusunda ABD’yi kınamaktan öte destek verdi.

YORUM: Bu hareket biliyorsunuz 1991’de SHP ile ilk defa meclise ittifak olarak girdi DEP. Yemin merasiminden sonra doğan krizden sonra da başlanılan yargılamalar ve alınan cezalar, dönemin Fransa başkanının her Türkiye’ye gelişinde Leyla Zanayı Diyarbakır cezaevinde ziyareti görüldü. Sonra Bağımsız olarak meclisteki varlıklarını devam ettirirken ve sonrasında seçim barajını aşmayı gözlerine kestirince de direkt kendi partileriyle mecliste yerlerini aldılar. Mecliste eğer, terör örgütüyle hemhalliklerini ortaya koyan değil, ülkeye ve bölge insanına siyaset geliştireceklerse hiçbir problem yok. Ama sırtımızı PYD’ye PKK’ya dayadık, gücümüzü oradan alıyoruz ve hele iki gün önceki yaptıkları açıklamalar ile kendilerini öyle bir açık ettiler ki, aynı 1900’lü yıllarda ki bir takım içerdeki azınlık görünen yapılar, dışardaki emperyalist güçlerin Türkiye’yi Osmanlı’yı sıkıntıya sokmak için kullandığının benzerini kullandığını bugün daha net görüyoruz. 40 yıldır PKK belası Türkiye’ye enerji kaybettirmiştir. Başta bölge insanını huzursuz edip canlarından etmeyle, bu ülkenin öğretmen, doktor, güvenlik personelini, imamını ve kundaktaki bebeği katledenler bunlar. Niçin katlettiler, kendi varlıklarını ispata dönük. Devlet orda bir hastane yapmaya, yol yapmaya, havalimanı yapmaya kalkıyor, yapamazsın arkadaş biz varızla bölge insanına hizmet sunulmasını istemeyen bir yaklaşımla bugüne geldiler. Bugün Suriye’nin kuzeyinde ki pozisyonlarıyla da yaptıklarını tüm dünya izliyor. ve ABD kayıtsız şartsız, bunca yıllık Türkiye’nin stratejik ve model ortaklığına ve NATO’da ki bunca büyük görevler üstlenmiş bir Türkiye’yi YPG’ye tercih ediyor silah yardımından geri adım atmıyor. Niçin, bu kadar ısrarcı duruşların, hala yüzyıl öncesinin benzer bakışını bugüne taşımak. Diyor ki, insanlık bir daha bunları yaşamamalı, diyerek insanlık dersi vermeye kalkıyor. Kendi ülkesindeki davranışın ve dünyada ki bunca mazluma karşı duruşları belliyken, demokrasi dersi vermeye kalkıyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. Yani Türkiye’de gerçek boyutta siyaset yapabilirler mecliste, ama bugünkü haliyle değil.

Soru: Başkanım şimdi HDP’yi kapatılması yönünde bir girişimde bulunulmuştu. Meclise davet edende, şimdi istemeyende yine aynı siyaset değil mi?

YORUM: Şimdi şöyle o günün şartlarında kan ve gözyaşı dursun, analar ağlamasın diye dillendiği dönemdi hatırlarsanız, dağda terörizm değil, varsa diyeceğin ovada siyasetgel varsa diyeceğin. Çünkü uluslararası lobilere giderek sistem dayatmaya kalkıyor. Bitaraftandan kan akmaya gözyaşı akmaya devam etti. Bunların bir son bulup Türkiye’nin bir çözüme ulaşmasıydı. Buna uyulmadığı için, hatırlayın hendek, kobani olayları.. Resmen bir kalkışmaydı, öldürdükleri de kendi ırkdaşları. Yani kendilerinin dışındakilere karşı hiç acımaları yok. Türkmüş, kürtmüş, çerkezmiş, arapmış, yani önemli değil, ya benim gibi düşünürsün, ya da düşünemezsin. Bu yapıyı dünyaya göstermekti. Bakın, Türkiye bir taraftanda bunu yaptı. Türkiye iyi niyetiyle, bunlara asla siyasi yasak koyan, demokratik bir karşı duruş değil, demokrasi içinde buyursunlar dendi. Ha dünya bunu anlamak istedi mi, bunları besleyen onlar Fransa, Almanya, ve Yunanistan. Yıllarca ayrılıkçı kişilere kucak açtılar, şimdi en büyük misafirleri de FETÖ cüler.

Soru: Ermeni soykırımı ABD başkanı Biden’le yeniden gündeme geldi ve Biden bir skandala imza attı. Türkiye’de sert tepki gösterdi. Türkiye’nin ABD’ye yaptırımı ne olur bundan sonra yada ne olmalı? Zamanında biliyorsunuz, üstler kapatılmıştı. Sizin düşünceniz ne?

YORUM:Aslında çok şey yapılabilir, yeter artık. Biz size muhtaç değiliz. Dünyada ki siyaset tarzlarına baktığınız zaman, özellikle son 20-30 yıldır, Müslüman ülkelerinin bulunduğu coğrafya kan ve gözyaşından kurtulmuyor. Afganistan da Sovyetler döneminde başlayan bir süresin İran, Irakla devam eden, bugün Suriye’de, Libya’da olanlara baktığınız zaman, sürekli bölge insanını kırdıran bir yapıyla yürüyor. Türkiye’nin artık bölgedeki bu denklemde hayır arkadaş bu sizin istediğiniz gibi değil, yani NATO yıllarca güya Sovyet bloğuna karşı, demir perde ülkelerine karşı paktı Türkiye burada ileri karakolluğu varlığını sürdürdü. Ama Türkiye’nin başına ne zaman çorap örülmek istense hep NATO üzerinden yüründü. Şimdi S-400 bunun neresinde Türkiye yüksek irtifa hava savunma sistemiyle kendi özgürlük alanını genişletiyor aslında. Yani bizim elimize vermediler, verselerdi o savunma sistemleri bizi yine onlara mahkum edecekti. Vermediler iyi ettiler, alamaz zannettiler aldık. Türkiye bugün dışardan gelecek yüksek irtifa hava taarruzlarına karşı kendini koruyabilecek kabiliyette.

Soru: Sevgili Başkanım Kanal İSTANBUL, bu büyük proje için neler söyleyeceksiniz? Kanal İstanbul ile birlikte, Montrö ve amirallerin muhtıra gibi imza altına aldıkları açıklamaları var?

YORUM:Böyle bir proje gerekli. Türkiye için iki sebeple gerekli. Biri, şuandaki mevcut boğazlar anlaşmasının dışına çıkan bir durum söz konusu değil. Çünkü anlaşma, Çanakkale boğazı, Marmara denizi ve İstanbul boğazını kapsayan. Yani sadece İstanbul’da bir kanal açtım demekle bitmiyor. Çanakkale tarafından yine oradan bir kanal açmak gerekiyor. Çanakkale boğazı, Marmara ve İstanbul’u bay-pas edecek bir formül üretirsen, o zaman Montrönün dışında siz kendinize göre bir geçiş yolu düzenlemiş olursunuz. Ticarileştirirsiniz, stratejik olarak tutarsınız, geçiş hakkı bende dersiniz. Şuandaki düşünülen kanal İstanbul, İstanbul boğazının Çanakkale boğazından farkı, aşırı ters akımların ve daralmaların olduğu, dönem dönem kazaların olabildiği, bu tarihi miras olan güzel boğazın bir zarar görmemesi için, bir düzenleme, ikincisi, artık zamanın çok önemli olduğu bir dönemde orda yoğunluk dönemlerinde beklemeler oluyor ticaret mallarının. İşte süveş kanalında ki kaza da trafiğin aksamasından dolayı 60 Milyar dolardan bahsediliyor. Şimdi diyorlar ki, bu kadar boru hatlarıyla beraber sizin yük taşımacılığında vs. ya şunu atlıyorlar, şuanda uzak doğuda özellikle Çin, Hindistan bölgesindeki ticaret yollarının demir ve deniz yollarında Karadeniz önemli bir üs olacak. Bunun geçişlerinde yine bu kanalın ciddi bir geçiş yolu olacağını düşünmüyorlar. Türkiye bir sembolü ortaya koymaya çalışıyor. Yani bak diyor ben büyük projeleri gerçekleştiriyorum ve bunu senden izin alarak değil. Düşünün bu projeden ilk kimler rahatsız oldu. 2013’te gezi olayları bahane edilerek, rahatsız gerekçeleri ne? Üçüncü havalimanı olmasın, boğaz köprüsü yapılmasın, ya havaalanını istemeyen Almanlardı. Ya yapıldı kötümü oldu? Biz önemli bir iniş ve kalkış istasyonu olarak hava yolu taşımacılığında önemli bir hap oluşturuyoruz. Bunu istemeyen bu ülkenin dışındakiler ama içinde alet olmaya çalışıpta vay istemezlükçü yaklaşımı, bahanesi bi sürü, zemininden havasına çevre kirliliğinden bilmem nesine şuanda kanal İstanbul’un katacağı çok ciddi prestijler var ticari getiriler var ve o bölgenin yeniden ihyasıyla birlikte eski İstanbul’u yenilerken, kentsel dönüşümde faydasınıda göreceğiz. Bugün 7 ve 8 şiddetindeki deprem sonunda daha depreme dayanıklı yeni bir şehir oluşturarak yükün bir kısmını oraya alınmasında önemli bir proje.

Soru: Evet gelelim meşhur GRİ pasaporta? Gri pasaport Türkiye’den herhangi bir grubun, siyasi kimliği ne olursa olsun Almanya’ya gezi amacıyla gidip, iltica talebinde bulunmasını bir skandal olarak görüyormusunuz? Burada ki olayı nasıl değerlendirirsiniz.

YORUM; Yurt dışındaki bir takım dernekler ve organizasyonlar bu olayın müsebbibihi yoksa Anadoludaki belediyeler bu işin ne olduğu filan sonrasında anladı. Bunlar gelip işte biz sizi davet edeceğiz, şöyle etkinlikler var, kültür sanat, folklorik bilmem ne deyip bu direk Avrupadaki tezgahçıların tezgahına düşmüş ahmaklık açık söyleyeyim. Halbuki belediyeler ve diğer kurumlarda olsun Tunceli’de de diyanetle ilgili öyle bir iddia vardı. Orada da müftülük üzerinden dedeleri götürdükleri şekilde. Ama dede olmayanlar diye. Suistimale açık olan hiçbir şeye yol vermemek lazım. Kendi yetki ve görev alanın dışındaysa sanane kardeşim. Bırak gitmek isteyenler hangi yolla giderse gitsin. Devlet burada hizmet pasaportu diye kamu görevlilerine dönük bir imkan vermişse bunu suiistimal edilmesine kimse fırsat vermemeli. Herkes işine bakmalı. Bunlar bilerek yapılıyor. Önceden tezgahlanıyor oraya adam götürmenin kılıflanmış hali, yoksa gittiği ve orayı beğendiği için vs. değil.

Soru: Konya pandemi ve tam kapanma? Virüsle mücadele de Konyalı vatandaşlarımıza, esnafımıza, sağlık çalışanlarına neler söylemek istersiniz.?

YORUM: Haftalık rakamlara göre 100 bin nüfusa göre 538 yüksek bir rakam. Bu hafta biraz daha düşmüş olacağız inşallah. Ama bu yetmiyor. Bir, şehirlerin normalleşmesi, ülkelerin normalleşmesi, ticari faaliyetlerin tekrar normalleşmesi, yani Antalya’daki turizm işletmeleri açılmazsa, bizim çiftçinin ürettiği bal kabağı bile satılamadığı için elinde kalıyor. Hizmet sektörüne bir süre destek unsurları, Konya’nın un sektörü aşırı bu otellerin un ihtiyacını karşılıyor. Top yekun olarak bu mücadeleyi yürütmeliyiz. Yoksa suiistimal ederek, şöyle bir fırsat var bize dokunmasın demekle iş bitmiyor. Bir sağlık çalışanları iyice yoruldu. Bir yıldır Allah hepsinden razı olsun. Hastane imkanları ve devlete maliyeti, bazıları şuanda yaş 55 üzerine aşı başladı aşı karşıtlığı ile iş götürüyor. Ama hastalandığı zaman hastana bakmam diyebiliyormu. Ama o aşıyı ister olurum ister olmam diyor. Bu hastalığın şakası yok. Hastalığı hafif geçirmiş ve annesini bu hastalıktan dolayı kaybetmiş biri olarak söylüyorum. 29 yaşındaki bir kardeşimizde hayatını kaybetti. Sağlık herşeyin başı. Gönül ister, hiçbir esnafımız dara düşmesin, hiçbir ticari faaliyet durmasın. Hayat normalmiş gibi gitsin. Ama bu mümkün değil, dünya bununla mücadelesini veriyor. Baktığımız zaman herkes bir tedbirler manzumesinde. Aşıyı zorunlu hale getiremezsiniz. Türkiye şunu yaptı. Çin’de başlayan süreci, vay efendim neden Çin aşısı, sonra Avrupadaki bazı aşıların kanda pıhtılaşma yaptığı vs söylemlerin ardından hele ki Çin dediler. Bu sefer neden bu kadar çok gelmiyor da bu kadar aşılamayı 40-50 milyon yapsak… gönül ister de bunun bir tedarik zinciri var. Avrupadaki tedarik olayında Avrupa birliği firmanın birine uyarıda bulunuyordu yeterli miktarda doz aşıyı vermedin bana diye. Daha onun kavgaları yürüyor. Şimdi Türkiye bir taraftan aşılamayı devam ediyor, bir taraftan hatırlarsak kapanmayı, ramazan başında kabine toplantısında sayın cumhurbaşkanımız dedi ki, bu iki haftalık süreci bir göreceğiz.  İstenilen düşüş sağlanmaz ise, daha ilave tedbirlerle yürüyebiliriz diye. Nitekim geldiğimiz bu noktada hala İstanbul başta gidiyor kalabalık bir şehir. Konya biz ilk 7-8-10’dayız belki. Ama düşüş böyle devam ederse biraz daha aşıya eğilmemiz gerekiyor. Kıymetli hemşehrilerimizden şunları rica ediyorum. Ne olur mecbur kalmadıkça kalabalık ortamlara çıkmayın, dolaşmayın. Devletin size verdiği izinleri istisnai durumlarda bunu yerinde kullanın, çiftçiyseniz, gidin tarlanıza ekin dikin devlet ekim dikim durmasın diyor. Toplu taşımaya ihtiyaç duymadığınız anlarda kesinlikle binmeyin en büyük bulaş buralarda oluyor. Size verilen izin kağıt hakları var diye çarşı pazarda gezmeyin. Evde bile otururken maskeyi çıkartmadan bir 14 gün geçirebilse. Virüs yoğunluğunu düşürür, hastalığın bulaşma riskini ortadan kaldırabiliriz.

Kaynak: (Haber Merkezi) - Konya Gazetesi Editör: Admin
Etiketler: Hasan, Angı'dan, Konya, Gazetesi'ne, Net, Cevaplar,
Yorumlar
Haber Yazılımı